Kalp Krizi (Enfarktüs)

Kalp Krizi Nasıl Olur ?

Organlara kan getiren damarlara atar damar denilmektedir, kalpteki karşılığı ise koroner arterlerdir. Koroner arterler kalbin görevini yerine getirmesini sağlayan ve hayati önem taşıyan damarlardır. Yaş ile birlikte veya hiper tansiyon, diyabet gibi risk faktörleri sonucunda koroner damarlarda bazı hastalık noktaları oluşur. Bu hastalık noktalarına ise plaklanma denilir, plaklarda ani yırtılmalar oluşur ve oluşan yerlerde ise kan pıhtılaşması meydana gelir. Kalp krizi sırasında koroner damarlarda ani bir şekilde tıkanma söz konusu olur, ve tıkanmış damara hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gerekir. Eğer bu müdahale zamanında ve uygun şekliyle yapılmazsa kalpte ciddi bir hasara hatta ölümlere yol açabilir.

kalp kriziKalp Krizinin Belirtileri Nelerdir ?

Kalp krizinden önce hastada kalp damar hastalığı varsa, bu kalp damar hastalığının ciddiyetine göre kalp krizi öncesinde hastada şikayetler oluşabilir. Özellikle egzersiz ile birlikte gelen göğsün ön orta kısmında baskı veya yanıcı tarzda göğüs ağrıları olabilir. Bu ağrılar dinlenmeyle ortadan kalkar. Kalp krizinde ise en önemli bulgu göğüs ağrısıdır, ve çok şiddetli bir şekilde istirahat halinde ortaya çıkar. Bu ağrıya bazen bulantı, terleme baş dönmesi gibi şikayetler eşlik edebilmektedir. Diyabetik hastalarda ise bazen hiç bir şikayet olmadan da kalp krizi görülebiliyor. Bunun sebebi ise bu hastaların sinir uçlarında hasar oluştuğundan acıyı hissetmeyebilirler, kalp krizinde ağrı bazen mide bölgesine de yayılabilir. ve mide ağrısıyla karışabilir. Bu durumda ayrıca tanım yapılması çok önemlidir, mide ağrısı olduğu düşünülen rahatsızlık bazen kalp damar sisteminden kaynaklı olabilir.

Kalp Krizi Riski Kimlerde Daha Fazladır ?

Kalp damar gelişimi riski ile beraber kalp krizi riski de aynı oranda artar. Kalp krizi olasılığı yüksek olan guruplara gelince :

  • Ailesinde birinci derecede olan akrabalarda erken yaşta kalp krizi geçirmiş birey varsa.
  • Yüksek tansiyon hastalarında.
  • Kontrolsüz şeker hastalarında.
  • Aşırı sigara içen kişilerde.
  • Kan yağ oranları yüksek olan kişiler.

Bu saydıklarımız kalp krizi geçirme ihtimalinin yüksek olduğu insan tipleridir. Bunlar en önemli risk faktörleridir. Bununla birlikte şişmanlık hareketsiz yaşam tarzı ve yüksek stres de kalp krizini tetikleyebilir. Bazı ilaçlar da kalp krizi riskini artırır, özellikle ağrı kesiciler, grip semptomlarını gidermek için kullanılan bazı ilaçlar kadınların kullandığı doğum kontrol ilaçları da yine kalp krizini tetikleyebilir. Kalp krizi hemen hemen her yaş gurubunda gözlenebilmektedir, Özellikle 30-40 yaşlarından sonra erkeklerde belirgin bir şekilde artar, kadınlarda ise menapoz sonrasında kalp krizi ihtimali artış göstermektedir.

Kalp Krizi Riskini Azaltmak İçin Nasıl Önlemler Almalıyız ?

Kalp krizi riskini azaltmak için kalp damar hastalığı gelişimi ile ilişkili risk faktörleri ile birlikte tedavi ettirmek gerekir. Örneğin yüksek tansiyonu olan hastaların ilaçlarını düzenli bir şekilde kullanması, tuzsuz diyete uymaları gerekiyor. Şeker hastalarında ise diyet ve egzersize önem vermeleri ve hastalığının ilaçlarını düzenli kullanmaları gerekmektedir. Sigara kullanımı ise kalp krizinde çok ciddi bir risk faktörüdür, bu nedenle sigara kullanımını derhal bırakmalısınız. Erken dönemde kan yağı yüksek olan hastaların ise önce diyetle tedavi edilmeli ilerleyen zamanlarda ise ilaç tedavisi ile bu değerler düşürülmelidir. Kalp krizi riski taşıyan hastaların doktor ile diyalogları çok önemlidir, düzenli doktor kontrolünde olmaları gerekir, doktor gerek görürse ilaçlarda veya dozlarında değişikliğe gidilebilir. Bu nedenle doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekmektedir.

kalp krizi nedirHer Kalp Krizi Ölümle mi Sonuçlanır ?

Kalp krizi geçiren hastalarda ölüm riski olduğunda bu hastayı en kısa zamanda en yakın sağlık kuruluşuna götürmek gerekir. Mümkünse hastayı ambulans ile sevk etmek gerekmektedir, zira kalp krizinin erken dönemlerinde en önemli faktör ritm bozukluğudur. Ambulansta bu ritm bozukluklarına müdahale edilebilmektedir, hastaneye götürülen hasta gerekli tedavi ve yoğun bakım takibi ile ölüm riski azalmaktadır ve gün geçtikçe ölüm riskinin daha da azalması söz konusudur. 30. günden sonra kalp fonksiyonlarında ciddi bir bozulma gözlemlendiyse bu hastalar ani ölüm riski altında olduğu değerlendirilerek lüzum görülen hastalarda kalp pili tedavisi uygulanır. Böylece ani ölüm riski de azaltılmış olur.

Tekrarlayan Kalp Krizinde Ölüm Riski Artar mı ?

Organların faaliyetlerini düzenli bir biçimde sürdürebilmeleri için yeterli dolaşıma ihtiyaçları vardır. Koroner damarlar kalbi besleyen ana damarlardır, kalp krizi ile ortaya çıkabilecek durumlarda kalp kasında ve kalp kapağında ciddi hasarlar ortaya çıkabilir. Tekrarlayan durumlarda ise bu hasar artar, kalp yetersizliği ve ritm bozukluğu oluşabilir. Kalp yetersizliği ve ritm bozukluğu olan hastalarda ölüm riski çok yükselir. Bu nedenle önceden kalp krizi geçirmiş hastaların çok sıkı bir tetkik ile beraber sürekli doktor kontrolünde olmaları gerekir.

Kalp Krizi Geçiren Hastalara Nasıl Bir Tedavi Uygulanır ?

Kalp krizinde acil durum atlatıldıktan sonra hastanede yatan hastalara kalp fonksiyonlarındaki bozulmanın ciddiyetine ve kalp damar hastalığının ciddiyetine göre ya ilaç tedavisi, ya bypass tedavisi veya stent tedavisi uygulanır. Bu işlemlerden sonra ilk birkaç haftada hastanın aşırı egzersizlerden uzak kalması da gerekmektedir, sonrasında ise doktor hastaya bir egzersiz programı çizebilir. Kalp krizi sonrası dönemlerde doktor kontrolü çok önemlidir, doktorun özellikle ilaç dozlarında değişiklik yapması veya ilaçlarda değişiklik yapması söz konusu olabilir. 30. günden sonra kalp fonksiyonlarında ciddi bozulma olan hastalarda gerekli tetkikler yapılarak kalp pili tedavisine uygun görülebilir. Kalp pili tedavisi ile ani kalp ölümlerinin önüne geçilebilir.

Kalp Krizi Geçirdiğimizden Şüphelendiğimizde Ne Yapmalıyız ?

Kalp krizi aniden ortaya çıkan bir durumdur, en belirgin şikayet göğüs ağrısıdır. Her iki kola, sırta ve çeneye doğru yayılabilir, Bu tip bir ağrıya sahip olan kimse en acil şekilde hastaneye başvurmalıdır. Eğer mümkünse ambulans ile sevk edilmesi gerekmektedir. Ritm bozukluğunu düzenleme şansları olduğundan ölüm riskini minimuma indirmiş olursunuz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Magazin