Japon kadınları hiç kilo almıyor İşte ömür boyu incecik kalmalarının sırrı açıklıyoruz!

Yapay tatlandırıcılar, ısıl işlem görmüş hazır gıdalar ve kötü yağlar, kimyasal koruyucularla bir araya geldikçe ve tabii biz kadınların iştahını açacak güzel görünümlü yiyecekler dört bir yanımızda bulununca kilo almak elbette kaçınılmaz oluyor. Zira iştah ile iradenin savaşında genelde kazanan midemiz oluyor.

Sonra gelsin su içsem yarıyorlar, ödem bunlar ödem demeler. Halbuki bir kadın milleti var ki dünya üzerinde, aralarında balık etli birini bulabilene aşk olsun. Çekik gözleri ve incecik bedenleri ile Japon kadınları… Peki nasıl oluyor da incecik kalabiliyorlar? İşte bu sırrı sizin için araştırdık.

Japon kadınlar bunu nasıl yapıyor?

Bilimsel araştırmalara ve istatistiklere göre Japonların ortalama ömürleri 87 yıl. Dünya nüfusuna katkıları sadece yüzde iki olsa da dünya balık tüketiminde üst sıralardalar. Dünyanın en yüksek eğitim oranına sahip olan ülkede okuma-yazma oranı yüzde 100 yani okumayı bilmeyen yok diyebiliriz aslında. Üstelik ülkede elli binin üzerinde yüz yaş üstü insan yaşıyor. Şimdi diyeceksiniz ki havasında mı suyunda mı bir güzellik var? Hem uzun yaşıyorlar hem de incecikler… Biz de diyeceğiz ki hiç alakası yok, bizim havamız da suyumuz da daha güzel ama obezite oranımız günden güne artıyor. Peki nedir farklı olan? İşte sırrı burada.

Pirinç ve kahvaltı

Yemek kültürlerimiz. Evet Japon kadınlarının incecik kalma sırları tam da yemek kültürlerinden geçiyor. Bir kere Japon yemek kültüründe ekmek diye bir şey yok. Pilav var. Tütsülenmiş, haşlanmış, soya sosuna batırılmış bolca pilav. Ama altını çizelim tereyağlı değil, sadece haşlanmış… Şimdi diyeceksiniz ki, aç kalarak bende ince kalırım hem pilavla ömür geçer mi?  Geçmez elbette. Ama Japon kadınları hiç aç kalmıyor ki! Zira Japonların kahvaltı öğünleri bile çeşit çeşit yiyeceklerle donatılır  ve oldukça zengindir. Balık, omlet, miso çorbası, yeşillikler eşliğinde soya, vazgeçemedikleri deniz yosunu gibi bize yabancı gelen ama besin değerleri oldukça yüksek bu yiyecekleri tek bir öğünde yiyorlar. Hani bizim gibi bir simitle kahvaltı geçiştirmek yok. Bu ilk kural.

Yeşil çayın önemi

Aslında bizler tarafından da genelde sadece diyet esnasında tüketmeye çalıştığımız yeşil çay Japonların milli içecekleri gibi bir şey. Sabah, öğleni akşam demeden günün her anında baş köşede. Yeşil çayın metebolizmayı hızlandırırken iştahı azalttığını bilmeyen yoktur sanırım.  Ve elbette balık. Her öğünlerinde sıkça tükettikleri bir diğer protein kaynağı.  Aslıında besinlerin türü değil onların nasıl hazırlandığı da önemli. Japonlar yemeklerini genelde ızgara ya da buharda pişiriyorlar. Kızartma ve yağ çok az yağ ile yapılıyor.  Sebzeler yemeklerinin büyük bir kısmında yer buluyor.  İkinci kural bu.

Tatlıya olan bakış açısı

Ve sonuncusu ve yemek kültürlerimiz arasında uçurumu açan en önemli fark ise: Tatlılar. Zira Japonlar için tatlı demek meyve demek hatta inanması güç ama pirinçten yapılmış dondurma demek.  Aslına bakılırsa sadece bizim tatlı anlayışımız bile Japon kadınlarının neden incecik kaldıklarına dair sorunun cevabı olabilir.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Magazin