Antik çağlardan günümüze gelen ve geçerliliği kanıtlanmış güzellik sırları

Gençlik iksiri on binlerce yıldan beri peşinde koşulan ama hiç yakalanamayan bir efsane ve erkeğiyle, kadınıyla hep arzulanan bir sır. Ne yazık ki henüz kimse bu sırra erişemedi ve yaradılışımız gereği de erişmek bilimsel olarak mümkün değil. Bedenimiz yaşlanacak elbette ama bu değil ki, bu etkilerin yüzümüze olan yansımasını geciktiremeyiz. İşte bu arzu ki, bizi bu yazımızın sadedine getiriyor. İşe yaradığı kanıtlanmış antik çağlardan gelen güzellik sırları…

Güzellik nedir?

Bu soruya cevaben ciltler dolusu kitaplar, dizelerce şiirler yazılabilir. Hepsi de aslında güzelliğin kalpte olduğu konusunda hem fikir olurlar. Ama tabi biz bu kısmından bahsetmeyeceğiz. Özellikle kadınlar eski çağlardan beri güzel olmanın yollarını aradılar ve bugün yerini kozmetik sektörünün aldığı binlerce doğal yöntem ile güzelleştiler. Geçen cümlede yer alan doğal kelimesinin altını özellikle çizmek isteriz.

Zira ilaç, kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde koruyucu olarak yaygın şekilde kullanılan kanserojen madde paraben, oje, saç boyası, kirpik yapıştırıcıları ve ne yazık ki şampuanlarda bulunan ve yine kanserojen artı tahriş edici olan formaldehit, duş jeli, yüz temizleyicisi ve sabunlar daha fazla köpürsün diye kullanılan Dietilamin, Trietilamin, Metiletilamin, nemlendirici ürünlerde bulunan PEG, Cildi beyazlatmak için kullanılan Hidroksikinon ve ne daha çok sahte, merdivenaltı imalathanelerde üretim kurşun ve civa gibi ürünlerde etrafımız kuşatılmış durumda… Bu maddelerin hepsi kanserojen ve hepsinin birbirlerinden korkunç zararlı etkileri mevcut. Toplum tehlikenin farkında varmaya başlasa da kullandığımız her kozmetik ürüne en az bir tanesinin girdiği bu maddelerden tamamen uzak kalmak güç. Tabi tamamen doğal yollarla güzelleşmeye karar vermediğimiz sürece. Doğal güzellik sırları şimdi gözünüze daha önemli göründü, itiraf edin.

Nedir bu antik güzellik sırları?

Sır değil aslında çoğunuz biliyorsunuz. Mesela kaç yüz ya da saç maskesinin içinde zeytinyağı olması gerektiğiniz okudunuz ya da bal? Gül ve yumurtanın faydalarından veyahut limonun cilde verdiği tazelikten çoğunuzun haberi var. En eskilerden biri olan kil maskesini kullanmayan kaldı mı? Hindistan cevizi yağı müthiş bir nemlendiricidir. Saç dökülmelerine karşı tatlı badem yağı ya da sarımsak muazzam ve doğal bir ilaçtır. Gül suyu doğal ve pahalı ayrıca kimyasal muadillerini çöpe attıracak bir toniktir. Elma sirkesi damlattığınız su ile cilt lekelerine meydan okuyabilirsiniz. Zeytinyağı ile hem yemeklerinizi hem de bedeninizi güzelleştirirsiniz.

Peki, ama nasıl?

Aslında öyle karışık tariflere de gerek yok. Mesela yumurta maskesi saçlarınıza can verir, limon yorgunluğu alır, cildi tazeler. Bal hem cildinize hem saçınıza hem de yediğinizde sağlığınıza can verir. Gül cildinize yumuşatır muhteşem kokmanızı sağlar. Aslında biraz da sizin araştırmacılığınıza ve pratikliğinize bağlı her biri… Doğa size hepsini sunuyor. Sadece biraz araştırma yeterli olacaktır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git
Magazin