08 Şubat 2012 Çarşamba  
 
Google



Googleda Ara
Sitede Ara

 

Ana Sayfa / Erkekler / Erkeklerin korkulu rüyası prostat

Bookmark and Share

Erkeklerin korkulu rüyası prostat
Yazdır Yorum Gönder


Prostat kanseri adeta bir saatli bomba gibi. Çünkü uzun süre vücut içinde gelişiyor ve hiçbir belirti vermiyor. Fast food beslenmenin prostat kanseri riskini artırdığı söyleniyor. Bu hastalığın ortaya çıkışını önlemek mümkün olmasa da en azından meyve-sebze ağırlıklı beslenilmeli...


Prostat kanserinin kendine özgü bir belirtisi yok. Bu hastalık bir saatli bomba gibi. Vücudun içinde gelişiyor ta ki ilerleyip kemiklere atlayarak bir kemik kırılması durumda araştırma yapılması sonucu ortaya çıkabiliyor. Sebze-meyve türü ağırlıklı öneriliyor. Batı usulü fast-food tarzı beslenmenin prostat kanseri riskini artırdığı söyleniyor. Bu nedenle prostatı önlemek için yapılacak belirli bir tedavi şekli olmasa da doğal beslenmenin her türlü hastalığa olduğu gibi prostat kanserine de iyi geldiği belirtiliyor. Bitki kökleriyle ilgili ilaçlardan da bahsediliyor. Ancak bunların hiçbirinin yüzde 100 doğruluğunun kanıtlanmadığı da bir gerçek. Bu tip ameliyatları olan insanlar genellikle yaş nedeniyle büyüyen prostatı küçültmeyi amaçlıyorlar. Bu nedenle yaşları ileri. Bir de ameliyat geçirince iktidarsızlık en azından kendine güvensizlik dönemi olabiliyor.
Yunanca (prostates) koruyucu anlamına gelen 'prostat', boşaltım sisteminin sonunda, mesane ve dış idrar kanalı arasında bulunan kestaneye benzeyen bir organdır. Prostat bir hastalık değil, tüm erkeklerde bulunan bir organdır.
Prostat, sadece erkeklerde bulunan bir salgı bezi ve sex organıdır. Kadınlarda prostat ve prostat işlevi gören başka bir organ yoktur.

Prostat; idrar kesesi ile dış idrar yolu arasında yerleşen, ceviz büyüklüğünde, 18 - 20 gr. ağırlığında, yardımcı bir sex organıdır. Temel işlevi, meninin sıvı kısmının oluşturulmasına yardımcı olması ve erkeklerin enfeksiyon kapmasını önleyici olmasıdır. Prostat, yaş ilerledikçe büyüyen bir organdır. Yaklaşık olarak 25 - 30 yaşından sonra büyümeye başlar, prostat hastalıkları bulguları 50 yaş civarında ortaya çıkmaya başlar.

Prostata bağlı hastalıklar kendini nasıl belli eder?
Prostattaki iltihap, yaşlılığa bağlı olarak büyüme veya kansere bağlı olarak çıkan şikayetler aynıdır. Genelde bunlar; sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, idrarı tam yapamama hissi, idrar yapamama gibi şikayetlerdir.

Prostatta iltihap, büyüme ve kanser olmak üzere üç türlü sorun olabilir. Yukarıda bahsedilen şikayetlere bağlı olarak bu sorunların saptanmasında yapılması gerekli olan bazı tetkik ve muayeneler vardır. Öncelikle hastaların makattan prostat muayenesi istenir. Bu muayene parmak yardımı ile makattan yapılan bir muayenedir ve prostattaki büyümenin özellikleri tespit edilir. Ardından tam idrar tahlili ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) adı verilen kan tahlili istenir. PSA kan tahlili kanser şüphesi için önemli bir ön testtir.

Ultrasonografi yöntemi ile prostatın büyüklüğü, mesanenin kalınlığı, varsa böbreklerdeki tıkanıklıklar tesbit edilir. İşeme sonrasında mesanede idrar kalıp kalmadığına bakılır. Hastaların işeme hızı, bilgisayarlı ölçüm sistemi ile (üroflowmetri) ölçülerek prostata bağlı tıkanıklık konusunda bilgi alınır.

Ancak tüm bu yöntemler bize hastalığın tipi konusunda bilgi vermezler. Prostata bağlı tıkanıklık ve prostat muayenesi için gelen hastalarda muayenede bir özellik bulunmaz ve PSA değerleri de normal değerlerde çıkarsa bu hastada normal prostat büyümesi vardır denilebilir. Ancak bu hasta elli yaşından küçükse daha detaylı tetkiklerin yapılması istenebilir.

Muayenesinde, PSA değerinde veya her ikisinde birden sorun olan hastalarda hangi tip büyümenin olduğunu anlayabilmek için, prostattan özel aletlerle biyopsi alınarak patolojik olarak incelenmesi gerekir.

Prostat Kanseri Tedavi Süreci
70 yaşın üstündeki erkeklerde prostat ameliyatları yapılması tavsiye edilmemektedir. Keza kişinin erkeklik gücü de tedavi planlamasında çok önemlidir. Çünkü prostat kanseri erkeklik hormonu ile direkt alakalıdır.

Prostat kanseri erken tanındığı zaman ve kişi genç ise, kişinin yaşam beklentisi on senenin üzerindeyse mutlaka 'radikal prostat cerrahisi' denilen açık veya bazı kapalı ameliyatlarla prostatın olduğu gibi çıkartılması sözkonusudur. Bunu kabul etmeyen veya evresi daha ilerde olan hastalar için radyoterapi denilen ışın tedavileri ile veya yüksek teknolojili ultrason dalgaları kullanarak kanser tedavileri yapılmaktadır.

Etraf dokulara atlamış olan prostat kanserinde, en ileri evre denilen D evresinde mutlaka hormon tedavileri uygulanır. Hormon tedavisinin amacı, kişinin erkeklik gücünün bitirilmesidir. Kadının menapoza girmesi gibi erkeğin de andropoza sokulmasıdır. Bu ilaçla yapılabildiği gibi, kişinin testislerinin cerrahi yollarla çıkarılarak yapılması da mümkündür.

Yeni teknolojili tedavilerde başarı oranları oldukça yüksektir.



  Bookmark and Share
Yorumlar
Buraya henüz yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazın.
Yorum yazmak için tıklayın.